Ben şairimiz gibi yapmadım. İstanbul'a kıyısından baktım. Boğaziçi'ndeki Ortaköy'e gittim. Fotoğraflar çektim, siz okurlarım için.Umarım beğenirsiniz. Beğenmediklerinizi söyleyin. Daha iyilerini çekerim...
Neresi ki bu Ortaköy diyenler için kolaylık olsun düşüncesiyle, birkaç satır bilgi vereyim.
Ortaköy, İstanbul Boğazı'nın kıyısında, Beşiktaş ilçesine bağlı bir semt. Kumpircilerin olduğu meydanı ünlü. Ortaköy Camii semtin simgesi.
Osmanlı Dönemi’nden beri ilgi çeken bir yerleşim merkezi. Zamanında padişahların sayfiye (gezip tozma, dinlenme yeri olmuş. Doğal hazineleriyle ihtişamlı sarayları taçlandırmış.
Bugün Çırağan Sarayı, Kabataş Erkek Lisesi, Princess Oteli gibi yapıları, cami-kilise-sinagog üçgeninde yer alan Ortaköy Çarşısı, çarşının içindeki seyyar “entel pazarı”, hediyelik eşya dükkânları, kafeleri, barları ve restoranlarıyla bir kültür merkezi konumundadır. Kıyıya inen yoldaki kumpirciler ve gözlemeciler Ortaköy'e özgü mekânlardır.
Ortaköy’ün en büyük sorunlarından biri trafiği, biri de park problemi. Trafik Vakfı’na ait olan otoparka ek olarak birkaç da özel otoparkı var. Ama, özellikle pazar günleri bunların hiçbiri park gerksinimini karşılayamıyor. Trafikte yitirilen zaman uzadıkça uzuyor. Bu durumdan en çok şikayetçi olanlar da şüphesiz son dönemlerde semtin içlerinde inşa edilen lüks sitelerin sakinleri.
Ortaköy’ün müdavimleri arasında bir grup da motor tutkunları. Girişteki Harley Davidson onların mekânı. Denize bakan çay bahçeleri, küçük-büyük herkesin tercih ettiği mekânlar.


Ben NetLog ortamında bilinen adımla EditorBey'im. Görüşlerini, deneylerini ve yaşamının başka kesimlerini sürekli paylaşmaya çalışan bir blogcuyum... Yaşamının uzunca bir bölümünü editörlük yaparak geçirmiş birini, Blogger'da izlemeniz sizin yararınızadır. Yakında bağlantılar vererek, sizlere duyuracağım öbür bloglarıma da konuk olursanız, beni çok sevindirirsiniz. Tüm konuklarıma şimdiden teşekkür ediyor, iyi gezintiler diliyorum...

0 yorum:
Yorum Gönder